En iyi kullanım tecrübesi için, tabletinizi yatay kullanınız

Çağla Çikolata, İlk Beşe Oynuyor

Çağla Çikolata, Türkiye’nin en hızlı büyüyen şekerleme üreticilerinden. Bu büyümenin ardında 35 yıllık bir emek var.

Şirketin, müşterilerine birbirinden farklı tatlar sunduğu tarih 1978 yılına uzanıyor. O tarihlerde pasta ve kek üretimi ile sofralardaki, davetlerdeki yerini alan isim, 1994 yılına merhaba dediğinde ise çikolata üretimine göz kırpıyor. Küçük bir fabrikada çeşit çeşit çeşit çikolata üreten şirketin ünü zamanla ülke sınırlarını aşıyor. Bugün farklı farklı ülkelerde yaşayan müşterilerinin damak zevkine hitap eden Çağla Çikolata’nın hedefi ise büyük. Şirket, sektöründeki en iyi ilk beş isimden birisi olmak istiyor.

Büyümesini hızla sürdüren isim, insanların hayatına lezzet katmak için çıktığı yolda kendinden emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor.
Yenilikleri sürekli takip ederek, müşteri memnuniyetini her zaman en üst seviyede tutmaya özen gösteren şirketin genel müdürü Mikdat Beyazpınar, hedeflerini, projelerini KOBİDEN’e anlattı.


Şirketiniziniz kuruluş hikayesini anlatır mısınız?


İlk üretime 1978 yılında Kocaeli’de başladık. O tarihlerde yalnızca pasta ve kek üretiyorduk. Daha sonra gelen talepler doğrultusunda 1994 yılında çikolata üretimine başlamaya karar verdik. İlk yıllar çok düşük kapasiteli üretimler gerçekleştirdik. 1998 yılında geldiğimiz zaman ise firmamızı tanıtmak ve iş bağlantıları kurmak için yurt dışında çeşitli fuarlara katıldık. Uzakdoğu ülkelerinden Amerika’ya, Avrupa’dan Orta Doğu’ya kadar birçok ülkede gerçekleşen fuarlarda yerimizi aldık. Katıldığımız bu fuarların bize büyük katkısı oldu. Sektörle ilgili bilgi sahibi olma, sektördeki diğer oyuncuları tanıma ve pazar ile iletişimde bulunma fırsatını yakaladığımız yurtdışı fuarlarıyla ufak çaplı ihracata başladık. Ve ihracatımız 2005 yılından bu yana düzenli arttı. Şimdi ürünlerimizi 70’ten fazla ülkeye gönderiyoruz.


Üretim süreciniz hakkında bilgi verir misiniz?


Çağla Çikolata olarak Kocaeli’de bir, Sakarya’daki Hendek İkinci Organize Sanayi Bölgesi’nde de bir adet olmak üzere toplam iki adet tesisimiz var. Hendek İkinci Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikamız 8 bin metrekaresi kapalı toplam 40 bin metrekarelik alan üzerine kurulu. Toplamda günlük 100 ton üretim kapasitesine sahibiz. Ayrıca İstanbul Anadolu yakasında bir ofisimiz bulunuyor.


Kaç çeşit ürününüz bulunuyor?


Toplamda 150 çeşit ürünümüz var. Üretimlerimizin çok az bir kısmına iç pazara veriyoruz. Genelde ağırlıklı olarak ihracat yapıyoruz. Türkiye pazarı ve piyasa koşulları bizler için zorlayıcı. Yani Türkiye’de pazar payımız az. Ama biz önümüzdeki dönemlerde iç piyasada da yaptığımız kalite odaklı yatırımlarla sektörün önemli oyuncuları arasına girmeyi hedefliyoruz.


Şeker ve çikolatalı mamuller pazarının geldiği nokta hakkında ne düşünüyorsunuz?


Türkiye şeker ve çikolatalı mamuller sektörü son yıllarda hızla büyümeye başladı. Şu anda özellikle çikolata sektöründe en hızlı büyüyen 3 ülkeden biriyiz. Tüketime baktığımızda Türkiye’de kişi başına şekerli ve çikolatalı mamuller tüketimi Avrupa ve diğer ülkelere oranla oldukça düşük seviyelerde. Fakat son yıllarda özellikle gelirin artması ile tüketim alışkanlıklarında yaşanan değişim, üretim kalitesinin artması, tüketicinin bilinçlenmesi, dağıtım ağlarının yaygınlaşması gibi unsurlar şeker ve çikolatalı mamul tüketiminin de artmasını sağladı. Özellikle tüketicilerin ucuz ürün yerine kaliteli ve markalı ürünlere yönelmesi pazarın da büyümesine katkı sundu. Sektörde ihracatta da önemli bir artış söz konusu. Türkiye bugün Ortadoğu, Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu pazarlarına ürünlerini ihraç ediyor. Sektöre ait ürün yelpazesi oldukça geniş bu da sektörün büyümesine doğrudan etki ediyor.


Ürünlerinizin ne kadarını ihraç ediyorsunuz?


Üretimlerimizin yüzde 80’i ihracat, yüzde 20’sini de iç pazar oluşturuyor. 2005 yılından bu yana ihracat oranımızı yaklaşık olarak yüzde 15 arttırdık. Üretimimiz geçen yıl, 2012’ye oranla yüzde 20 arttı Yurt dışında 10’ a yakın ülkede çikolata pazarında ilk 5’in içerisinde yer alıyoruz. Aynı başarıyı iç pazarda da yakalamak adına çok ciddi yatırmalarımız var. Tabi üretim kapasitemizi de arttırmayı hedefliyoruz. Ama bizim için öncelikli olan üretim kalitemiz daha da yüksek seviyeye taşımak. Daha önceleri kokolin dediğimiz çikolatalardan üretiyorduk. Fakat şimdiki üretimlerimiz tamamen gerçek çikolata. 2 yıldır kalite ve otomasyon yatırımları gerçekleştiriyoruz. Bu yatırımlarla ve yaptığımız Ar-Ge çalışmaları ile Türkiye pazarında gerçek çikolata üreticileri içerisinde ilk 5’in içerisinde yer almayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu içerisinde yer alıyoruz. 3 yıl içerisinde ilk 500 büyük sanayi kuruluşu arasına girmeyi hedefliyoruz. Ayrıca bu yıl üretimimizi yüzde 30 arttırmayı planlıyoruz.


Sizce sektörün en önemli sorunları neler?


Hemen hemen diğer tüm sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüzde de “merdiven altı” olarak adlandırılan kayıt dışı üretim en büyük sorun olarak karşımıza çıkıyor. Tüketicilerin bilinçlenmeye başlaması ile artık kalitesiz ürünler tercih edilmiyor. Tüketicilerin lezzetli, sağlıklı ve kaliteli ürünlere doğru yönelmesi markalı ürünlere olan talebi de doğrudan etkiliyor. Bir tarafta olumlu gelişmeler yaşanırken, diğer tarafta yaşanan maliyet artışları ve taklit ürünler de üreticiler için sorun olmaya devam ediyor.
Özellikle son yıllardan çikolata ve şekerli mamuller sektörünün hammaddesini oluşturan şeker, un, mısır gibi tarımsal ürünlerin birer yatırım aracı haline dönmesi maliyetleri önemli ölçüde artırıyor. Yine çikolatanın en önemli hammaddelerinden olan kakaoda ithalata bağımlı oluşumuz da maliyet arttırıcı diğer bir sorun.


Şirketinizin marka stratejisi hakkında bilgi verir misiniz?


Markalaşmadan bahsetmek için öncelikle pazarı çok iyi analiz etmek gerekir. Türkiye’de çikolata ve şekerli mamuller sektörü gelişmekte olan genç bir sektör ve pazarda yoğun bir rekabet yaşanıyor. Böyle bir ortamda markalaşmanın da önemi giderek artıyor. Özellikle son yıllarda tüketicinin de bilinçlenmesi ile yeni ve kaliteli ürünler pazarda cazip hale gelmeye başladı. Tüketici öncelikle marka bilinirliği olan ve güven duyduğu ürünlere yöneliyor. Dış pazarlar için değerlendirildiğinde de yine Türkiye kalite ve dünya standartlarında üretim yönünden ileri bir seviyede.
Biz de Çağla Çikolata olarak markalaşmada odak noktamızı kalite üzerinde yoğunlaştırdık. Hem lezzetli ve tüketicilerin damak zevkine hitap eden hem de sağlıklı ürünler üretmek başlıca amacımız. Yatırımlarımız da bu doğrultuda. Ar-Ge çalışmalarımız ve teknolojik yatırımlarımızla Çağla, özellikle dış pazarlarda bilinirliği yüksek bir marka. Volume ve Truffino markalarımız ile sektörde iddialıyız.


2017’de Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasına girmeyi istiyoruz
“Yurtdışında 10’a yakın ülkede çikolata pazarında ilk 5’in içerisinde yer alıyoruz. Aynı başarıyı iç pazarda da yakalamak adına çok ciddi yatırmalarımız var. Tabi üretim kapasitemizi de arttırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu içerisinde yer alıyoruz. 3 yıl içerisinde ilk 500 büyük sanayi kuruluşu arasına girmeyi hedefliyoruz. Ayrıca bu yıl üretimimizi yüzde 30 arttırmayı planlıyoruz” dedi.


Çikolatan gofrete, bisküviden bonbona toplam 150 çeşit ürün
Çağla Çikolata, oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip. Şirketin; çikolatalar, bar çikolatalar, kakaolu kremalar, diğer çikolatalar, rulo gofretler, gofretler, bisküviler, lolipoplar ve bonbon şekerlerin de aralarında bulunduğu 150 çeşit ürünü var.

Diğer Haberler

Çağla Çikolata, 35 milyon TL yatırımla kek pazarını inovasyon büyütecek

2015 yılında Türkiye’den toplamda 367.5 milyon dolarlık kek ihraç edildi. Kek üretiminde, 2015 yılında yüzde 9’luk bir büyüme gerçekleştirildi.

haberin devamı

ÇAĞLA ÇİKOLATA LANSMAN TOPLANTISI YAPILDI

Umut Beyazpınar, “Kocaeli ve Hendek fabrikalarımızda yılda 20 bin ton çikolata, 10 bin ton gofret, 6 bin ton fındık kreması ve 18 bin ton kek üretiyoruz”

haberin devamı

Çağla Çikolata: Lisanslı ürünlerimizle sezona giriş yapacağız

Çağla Çikolata Pazarlama Müdürü Suna Keskiner, " Lisanslı ürünlerimizle sezona giriş yapacağız" dedi.

haberin devamı